ATİLLA İLHAN (ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ) Cumartesi, Mar 31 2007 

ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ

gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felâketim olurdu ağlardım

ne vakit maçkadan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cigara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felâketim olurdu ağlardım

akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felâketim olurdu ağlardım….

ATİLLA İLHAN (PİA) Cumartesi, Mar 31 2007 

PİA

ne olur kim olduğunu bilsem pia’nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
içlenip buzlu bir kadeh gibi
buğulanıp buğulanıp durmasam
ne olur sabaha karşı rıhtımda
çocuklar pia’yı görseler
bana haber salsalar bilsem
içimi büsbütün yıldız basar
bir hançer gibi çıkıp giderdim
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
singapur yolunda demeseler
bana bunu yapmasalar yorgunum
üstelik parasızım pasaportsuzum
ne olur sabaha karşı rıhtımda
seslendiğini duysam pia’nın
sırtında yoksul bir yağmurluk
çocuk gözleri büyük büyük
üşümüş ürpermiş soluk
ellerini tutabilsem pia’nın
ölsem eksiksiz ölürdüm…

vefa-sefa yegenler Cumartesi, Mar 31 2007 

KİMSENİN SESİ ÇIKMAYACAK Cuma, Mar 30 2007 

ÖLDÜRDÜNMÜ İSRAİL GİBİ ÖLDÜRECEKSİN!!!

KİMSENİN SESİ ÇIKMAYACAK… 

Her gün, başka bir düğün evinde yaşanan mutluluğu paramparça edip, üzerine ölüm saçacaksın. Çocuklar kurtulacaklar uzun yaşayarak görecekleri dertlerden; hepsini topluca bir mezara dolduracaksın. Artık, ne geçim sıkıntısı kalacak evlenecek gençlerin, ne de olup biteni anlatacak görgü tanığı; geride kimseyi sağ bırakmayacaksın. 

       Kimsenin sesi çıkmayacak! 

       Tam teçhizatlı askerlerin olacak; uzun menzilli silahlarla vuracaksın. Hızla giden bir araba, sokakta koşan genç bir adam, slogan atarak yürüyen topluluk, pratik çözümler bulup hepsini havaya uçuracaksın. Çakal sürüsü gibi birlikte gezecek, gece yarısı kapıları kırarak gireceksin içeri. Ani baskın yapacak; masum insanların ellerini arkadan bağlayıp, kafasına çuval geçirecek ve aşağılık cümlelerle konuşacaksın. 

       Kimsenin sesi çıkmayacak! 

       Çikolata rengi gibi bombalar koyacaksın toprağın üstüne. Çocuklar, kendilerine yakışan bir ölümle ölecekler; oyun oynarken! Kapkara gözlerinde kocaman bir tebessüm. Uçaklar büyük bir gürültüyle üslerine dönecekler. Akşam, iğrenç bir ifadeyle kameraların karşısına geçecek ve ölenler için kibarca özür dileyecek bay başkan…
       Kimsenin sesi çıkmayacak!
 

       İçerisinde köpekler dolaşan hapishanelerin olacak; fotoğrafta, gülümseyerek bakacak kadar eğitimli ve her emre itaat edecek kadar çok köpek. İçeriye alınanlardan bir daha haber çıkmayacak. 

       Kimsenin sesi çıkmayacak! 

       Kahkahalarla fırlattığın bir tek bombayla iki yüz elli bin kişiyi aynı anda öldüreceksin. On binlerce kadının ırzına geçip, yüz binlerce insanı sakat bırakacaksın. Dünyanın istediğin her yerinde ölüm mangaları kurup yüz binlerce kişiyi işkenceden geçirecek, bir o kadar kişiyi de gözünü kırpmadan öldüreceksin. 

       Kimsenin sesi çıkmayacak! 

       Yarım milyon çocuğu bir gün içinde katledip, bir o kadar çocuğu da yetim bırakacaksın!
       Kimsenin sesi çıkmayacak!
 

       Gözyaşı sel olmuş akarken, ağıtlar yürekleri yakarken, her gün binlerce ocak sönerken G-8′in şerefsiz liderleri seni haklı bulacak! 

       Kimsenin sesi çıkmayacak! 

       Kişi başına en az beş bomba düşecek saldırdığın yerlerde. Herkesin ayağını denk alması için vahşeti bütün televizyonlardan seyrettireceksin dünyanın geri kalanına. 

       Kimsenin sesi çıkmayacak! 

       Yüz yıldan daha az olmayacak sürgünler; bir nesil yolda doğup, yolda ölecek. Geniş mezarlar kazacaksın toplu öldürülenler için ama bir kurşuna iki can sığacak kadar küçük olmalı bedenleri. Üzerindeki üniforma gibi yakışmalı öldürmelerin. Adın Moskof mezalimine çıksın senin. 

       Kimsenin sesi çıkmayacak! 

       Gözleri bağlı olacak esirlerin, kafalarını darmadağın ederken katillerinin yüzünü görmeyecek hiçbir esir. Almanya’daki soykırıma karşı çıkacak, bin beterini Filistin’de yapacaksın. 

       Kimsenin sesi çıkmayacak! 

       Duvarın köşesinde babasının kucağına sığınan on iki yaşındaki çocuğun tam göğsüne nişan alacaksın. Babasının kollarında can çekişirken çocuk, bütün dünyaya göstereceksin ne demekmiş insanca savaş! Buldozerlerle girmelisin evlerin kapılarından, mülteci kamplarına düzenlediğin operasyonla gelmeli ölüm. Taş atan çocuklar için top atan tanklar bulundurmalısın; ördüğün on beş metrelik duvarın arkasında görünmez nasıl olsa zulmün. İnsanlık, seni anlayışla karşılayacak!
       Kimsenin sesi çıkmayacak!
 

       Bir centilmen tarzı içerisinde ve bütün zamanların en kahpe şekliyle, daima arkadan vuracaksın. Sinsice! Kahpece!
       Öldürdün mü işte böyle öldüreceksin!
 

       İşlenecek bir karış toprağı, içecek bir yudum suyu olan her coğrafyanın senin olması için kongre kararları, meclis kararları çıkaracak, oturduğu toprağına içtiği suyuna göz koyduğun insanları zalimce, hunharca ama mutlaka YASAL olarak öldüreceksin!

CUMHURİYET??? DEMOKRASİ??? Cuma, Mar 30 2007 

ARKADASALAR ASAGIDAKI WEB SAYFASINI LUTFEN BIR ZIYARET EDIN VE FOTOLARIN, YAZILARIN, BEYLİK SÖYLEMLERIN NE KADAR DA INSANLARI PROVOKE ETMEYE YÖNELIK , KISKIRTICI ICERIKLI LAFLAR OLDUGUNA BI BAKIN….. HEP DUYGULARA HITAP EDEN SOZLER, HEP AYAKLANMAYA CAGIRAN SOZLER…. 

* Ülkemizin ve ulusumuzun bölünmez bütünlüğü için,
* Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti için,
* Tam bağımsız ve aydınlık bir Türkiye için,
* Cumhuriyetimizin kazanımlarına ve kurumlarına sahip çıkmak ve “irticaya hayır” demek için, 

 # BUNLARI ONE SURMUS SITEYI HAZIRLAYANLAR AMA SORSANIZ  “BUTUNLUGUN BOLUNMESI TEHLIKESI NEYDEN KAYNAKLANIYOR” DIYE BIN TURLU CEVAP VERIRLER DE KENDI HAREKETLERININ DE BUTUNLUGU BOLMEYE HIZMET EDECEGININ FARKINDA BILE DEGILLERDIR….  # ”DEMOKRATIK , LAIK, SOSYAL HUKUK DEVLETI ICIN” DEMISLER AMA CUMHURBASKANI OLABILMEK ICIN HER TURLU HAKKA HAIZ BIR INSANA CUMHURBASKANI OLAMAZSIN DEMEKTEN GERI DURMUYORLAR…. BASORTULU BIR HANIMI OLAMAZMIS!!! NEDEN KI??O DA CUMHURIYETIN YETISTIRDIGI BIR TURK VATANDASI… NEDEN AYRIM YAPIYOR MILLETIN ICINE TEFRIKA SOKUYORSUNUZ!!!! SIZ KIMIN USAKLARINSINIZ???? 

 # TAM BAGIMSIZ VE AYDINLIK BIR TURKIYENIN; MEYDANLARDA YURUYEREK, POLIS GUCUNU FUZULI YERE YORARAK, 10 ‘ UNUN ÖLMESINE; 15 ‘ ININ YARALANMASINA SEBEP OLAN YURUYUSLERLE, YUZLERCE KISININ TUTUKLANMASINA SEBEP OLAN YURUYUSLERLE ELDE EDİLEMEYECEGINI DAHA OGRENEMEDI MI BU INSANLAR… SAGCI, SOLCU YURUYUSLERLE COK GENC KAYBETTIK ,  GELECEGIMIZI 60′LARDAKI, 80′LERDEKI CATISMALARDA KAYBETTIK BIZ… YAPMAYIN ALLAH ASKINA… AYDINLIK TURKIYE MASA BASINDA CALISARAK OLUSTURULACAKTIR… BILIMSEL CALISMALAR VE AKADEMIK ARASTIRMALARLA OLUSACAKTIR AYDINLIK YARINLARIMIZ… AYAKLANARAK DEĞİL… ANLAYIN ARTIK BUNU…..  # CUMHURIYETIMIZ, BUTUN KAZANIMLARINI DISARDAN YAPILAN MUDAHALELER SONUCU HALKIN GALEYANA GETIRILMESIYLE KAYBETTI YILLAR BOYU… NE DEMEK CUMHURİYETIN KAZANIMLARINA SAHIP CIKMAK ICIN YURUYELIM… BIRAKIN SAHTE YOLARI, KSIKIRTMALARIN YÖNLENDIRDIGI YOLLARI BIRAKIN… ZAMAN ILIM VE BILIM YOLUNDA YURUME ZAMANIDIR…. KIZILAYDA, ANITKABIRDE, ATATURK BULVARINDA, SURDA BURDA DEGIL..   ÖZGÜRLÜK TÜRK VATANDASININ KARAKTERIDIR… AMA ÖZGÜRLÜK YÜCELERDEDIR… ONA İLİM VE BİLİM YOLUYLA ULASILIR…. ÖZGÜRLÜK SOKAKTAN TOPLANMAZ ARKADASLAR!!!!…. :( ((  www.ozgurlukbenimkarakterimdir.org   SIMDI BUYRUN ZIYARET EDIN BU SAYFAYI…. VE ALTINDAKI ANKETI AKLINIZ SIZI HANGI YÖNE GÖTÜRÜRSE ONA GÖRE ISARETLEYIN…..  BU VE BUNLAR GIBI PROVOKATIF HAREKETLERE KARSI ÖZELLIKLE BU ZAMANDA DAHA DA DIKKATLI OLALIM….ALLAH A EMANET OLUNUZ….                                                  (HASAN HUSEYIN ERDEM) 

BIRAKIP GİTTİĞİN KADARIZ Cuma, Mar 30 2007 

BIRAKIP GİTTİĞİN KADARIZ

Bir dönüşle dönüyoruz
Hiç yağmur yağmıyor kum taneleri uçuşuyor üstümüze
Bir dönüşle dönüyoruz
Yorgunuz
Tenimiz esmer
Içimizde mağrur bir hüzün
Yaralarımız var
Ezcasi olmayan vurgunlar
En cok kadınlarımıza yakışan ağlamakla
En çok erkeklerimize dokunan caresizlikle
Yaklaşıyoruz hayatın ikindisine
Biraz daha yaklaşıyoruz
Bir el uzatımında
Akşamın alacasıyla
Bu, senin gidişinin hemen ertesinde
Dudaklarımızın kuruduğu
Suların cekildiği
Kızıldenizin diclenin
Önümüzde Hz.Musa elimizde asa ile yarıp geçtigimiz nilin
Ve eteklerimizi savura savura tükettiğimiz birlikteliğimizin ardından
Kayıp giden yıldızların şarkısı gibiyiz
Bir dönüşle dönüyoruz
Ne güzel oluyordu
Sağımıza dönüp seni görünce
Ne güzel oluyordu düştüğünde önümüze
Adı safranlara sarılı bir aşk gibi maceramız
Adı kıskanç kervanların zümrüt yüklerinde yazılı
Adı leyla
Bir vaveyla kadar dokunsanız ağlamaklıyız

Bir dönüşle dönüyoruz
Belki baksak arakamıza ordasındır
Bu efsunu kaybetmek istemiyoruz
Hiç bir şeyini istemiyoruz aslında dünyanın
İncisini yakutunu ipek yumuşaklığını yastıkların
Bebeğin yüzümüze dokunuşunu istemiyoruz
Eşlerimizin limanlığını
Ocağımızın sıcaklığını bile istemiyoruz

Bir dönüşle dönüyoruz
Seni unutmamak…

Gittin mi aramızdan
Elini çektin mi üzerimizden
Bizi yetim şehrini öksüz bıraktın mı
Ne yapalım işte ağlamamayı beceremiyoruz
Isırdıkça kanıyan dudaklarımızdan dökülen boş sözlerle
Birbirimize soruyoruz
Hava nasıl saat kaç
Yine çayırların yeşlliğinde otlayan kuzuların arasındayız
Yine cayırların üstünde matem işliyoruz
İnceldiği yerden kopan dünya
Bir araftan yol bularak başımıza düşüyor
Gök kubbe patlıyor tepemizde
Hissediyor anlıyor ama anlatamıyoruz

Bir dönüşle dönüyoruz
Bırakıp gittiğin kadarız
Hiç yağmur yagmıyor
Yorgunuz
Tenimiz esmer
İçimizde mağrur bir hüzün

En çok kadınlarımiza yakışan ağlamakla
En çok erkeklerimize dokunan çaresizlikle
Yaklaşıyoruz hayatın ikindisine
Ne yapalım
Hiç yağmur yağmıyor
Sensiz yürüyünce
Bir dönüşle dönüyoruz
Kıyamet bize
Kıyamet bize
Sen yinede merhamet et bize
Merhamet et bize
Merhamet bize

İbrahim Sadri